

Ben Melek Narinç

Merhaba,
Hayatın insanı bazen hiç planlamadığı yollardan kendisine götürdüğüne inanıyorum.
Doğduğum zamandan itibaren sağlık sorunları hayatımın bir parçası oldu. Çocukluğum ve gençliğim, zaman zaman bu sorunların hayatımı yönlendirmesine üzülerek geçti.
Ancak bazen insanın hayatında, yaşamla ölüm arasında bir yerde olduğunu hissettiği deneyimler olur.
Ben de böyle bir süreçten geçtim.
O günlerde nereden bilebilirdim yaşadığım zorlukların bir gün beni geliştireceğini, dönüştüreceğini ve hiç tahmin etmediğim bir yola hazırlayacağını?
Kendi içime doğru başlayan kişisel gelişim yolculuğumun, zamanla başka insanların da kendi yollarını görmelerine eşlik ettiğim bir alana dönüşeceğini hiç düşünmemiştim.
Bugün geriye baktığımda buna ilahi plan diyorum.
Çünkü insan, Allah’ın kendisi için takdir ettiği güzellikleri, açacağı yolları ve hayatına katacağı anlamları bazen hayal etmekten bile aciz kalıyor.
Benim yolculuğum; sağlıkla ilgili yaşadığım zorlu bir dönemde, cevapları yalnızca dışarıda aramak yerine kendi içime bakmaya başlamamla derinleşti.
Başlangıçta amacım çok açıktı:
Bir sorunum vardı ve onu çözmek istiyordum.
Fakat çıktığım yol beni hiç beklemediğim bir yere götürdü.
Kendimle karşılaştım.
“EN İYİ BEN BİLİRİM”DEN, “EN İYİSİNİ ALLAH BİLİR”E…
O zamana kadar hayatın pek çok alanında çözümü dışarıda aradığımı fark ettim.
Çok araştıran, çok öğrenen ve kendi doğrularına güvenen biriydim.
Fakat insan kendi içine bakmaya başladığında yalnızca cevaplarla değil, kendisiyle de karşılaşıyor.
Kendime tuttuğum ayna bana çok temel bir gerçeği gösterdi:
Başkalarının ne yapacağını belirleyemem.
Ama kendi hamlemi değiştirebilirim.
Bu farkındalık bana yük değil, özgürlük verdi.
Çünkü mutluluğumun anahtarı yalnızca bir başkasının elindeyse, onun değişmesini beklemek zorundayım.
Ama kendi hayatımdaki payımı, seçimlerimi ve değiştirebileceğim alanları görebiliyorsam, artık benim de yapabileceğim bir şey vardır.
Zamanla kendimdeki değişimi görmeye başladım.
Eskiden daha keskin olan taraflarımın yerini esneklik, denge ve daha fazla huzur aldı.
Her şeyi bilmek, çözmek ve kontrol etmek zorunda olmadığımı öğrendim.
Ve belki de benim için bu yolculuğun en kıymetli taraflarından biri;
“En iyi ben bilirim” dediğim yerden, “En iyisini Allah bilir” diyebildiğim yere gelebilmek oldu.
Bunu yalnızca zihnimle bilmekten söz etmiyorum.
Kalbimle de kabul edebilmekten söz ediyorum.
Ben buna kalbimle zihnimin aynı hizada olması diyorum.
AİLE OLMAK, BANA İÇİMDE BAŞKA MELEK’LER OLDUĞUNU ÖĞRETTİ
Hayat bana yalnızca kendimle ilgili şeyler öğretmedi.
Eş olmak, üç çocuk annesi olmak ve aile içinde yaşadığım her deneyim beni büyütmeye devam etti.
Anne olan, eş olan, mücadele eden, yorulan, öğrenen, bazen yanılan ve yeniden başlayan yönlerimi tanıdım.
Aile olmak, bazen kendimde göremediğim taraflarımı bana gösterdi.
Çocuklarım bana yalnızca anneliği değil, kendime başka bir yerden bakmayı da öğretti.
Bugün “yuva” dediğimde yalnızca dört duvarı düşünmüyorum.
Yuva; kendimizle, eşimizle, çocuklarımızla ve sevdiklerimizle kurduğumuz ilişkilerin hayat bulduğu yer.
Ve zaman içerisinde şunu daha iyi anladım:
Mutlu bir yuva istiyorsak, belki de önce kendi içimizde nasıl bir yuva kurduğumuza bakmamız gerekiyor.
Çünkü kendimizle kurduğumuz ilişki; eşimizle, çocuklarımızla, ailemizle ve hayatla kurduğumuz ilişkiye de yansıyor.
MELEK NAR NEDEN VAR?
Melek Nar, insanlara nasıl yaşamaları gerektiğini söylediğim bir yer değil.
Burada kimseye hazır cevaplar vermek, onun adına doğruyu belirlemek ya da hayatını nasıl yaşaması gerektiğini anlatmak istemiyorum.
Burası; birlikte doğru soruları sorabildiğimiz, insanın kendisini, seçimlerini, ilişkilerini ve Allah’la bağını daha yakından görebildiği bir alan.
Kendi yolculuğum boyunca aldığım eğitimler, öğrendiğim farklı çalışma teknikleri, edindiğim deneyimler ve hayatın bana öğrettikleri bugün yaptığım çalışmaların temelini oluşturuyor.
Ancak insanı tek bir yöntem ya da teknik üzerinden ele almıyorum.
Çünkü her insanın hikâyesinin, ihtiyacının ve yolculuğunun kendine özgü olduğuna inanıyorum.
Bireysel çalışmalarımda amacım karşımda oturan insana ne yapması gerektiğini söylemek değil.
Yaşadığı konunun ardında neler olduğunu birlikte görebilmek; kendisiyle, ilişkileriyle ve hayatıyla ilgili düşünce ve inanç kalıplarını fark etmesine ve değiştirebileceği alanları görebilmesine eşlik etmek.
Çünkü bazen hayatımızdaki herkesi ve her şeyi değiştirmeye çalışırken gözden kaçırdığımız bir yer oluyor:
Kendimiz.
Bir başkasının ne yapacağın ı belirleyemeyebiliriz.
Hayatı her zaman istediğimiz gibi yönetemeyebiliriz.
Ama kendimize bakabilir, kendi seçimlerimizi fark edebilir ve kendi hamlemizi değiştirebiliriz.
Benim için değişim tam da burada başlıyor.
Melek Nar da bu yüzden var.
Kendini biraz daha yakından tanıyabileceğin, kendi cevaplarına yaklaşabileceğin, değiştirebileceğin alanları fark edebileceğin ve Allah’la bağını güçlendirirken kendi anahtarını yeniden eline alabileceğin bir alan açmak için...
Çünkü benim yolculuğum da tam olarak böyle başladı.
Bir sorunu çözmeye çalışırken kendimle karşılaştım.
Ve bugün geriye dönüp baktığımda söyleyebileceğim en sade şey şu:
Hayatımı değiştirdi mi bilmiyorum.
Ama beni değiştirdi.
Merhaba,
Hayatın insanı bazen hiç planlamadığı yollardan kendisine götürdüğüne inanıyorum.
Doğduğum zamandan itibaren sağlık sorunları hayatımın bir parçası oldu. Çocukluğum ve gençliğim, zaman zaman bu sorunların hayatımı yönlendirmesine üzülerek geçti.
Ancak bazen insanın hayatında, yaşamla ölüm arasında bir yerde olduğunu hissettiği deneyimler olur.
Ben de böyle bir süreçten geçtim.
O günlerde nereden bilebilirdim yaşadığım zorlukların bir gün beni geliştireceğini, dönüştüreceğini ve hiç tahmin etmediğim bir yola hazırlayacağını?
Kendi içime doğru başlayan kişisel gelişim yolculuğumun, zamanla başka insanların da kendi yollarını görmelerine eşlik ettiğim bir alana dönüşeceğini hiç düşünmemiştim.
Bugün geriye baktığımda buna ilahi plan diyorum.
Çünkü insan, Allah ’ın kendisi için takdir ettiği güzellikleri, açacağı yolları ve hayatına katacağı anlamları bazen hayal etmekten bile aciz kalıyor.
Benim yolculuğum; sağlıkla ilgili yaşadığım zorlu bir dönemde, cevapları yalnızca dışarıda aramak yerine kendi içime bakmaya başlamamla derinleşti.
Başlangıçta amacım çok açıktı:
Bir sorunum vardı ve onu çözmek istiyordum.
Fakat çıktığım yol beni hiç beklemediğim bir yere götürdü.
Kendimle karşılaştım.
“EN İYİ BEN BİLİRİM”DEN, “EN İYİSİNİ ALLAH BİLİR”E…
O zamana kadar hayatın pek çok alanında çözümü dışarıda aradığımı fark ettim.
Çok araştıran, çok öğrenen ve kendi doğrularına güvenen biriydim.
Fakat insan kendi içine bakmaya başladığında yalnızca cevaplarla değil, kendisiyle de karşılaşıyor.
Kendime tuttuğum ayna bana çok temel bir gerçeği gösterdi:
Başkalarının ne yapacağını belirleyemem.
Ama kendi hamlemi değiştirebilirim.
Bu farkındalık bana yük değil, özgürlük verdi.
Çünkü mutluluğumun anahtarı yalnızca bir başkasının elindeyse, onun değişmesini beklemek zorundayım.
Ama kendi hayatımdaki payımı, seçimlerimi ve değiştirebileceğim alanları görebiliyorsam, artık benim de yapabileceğim bir şey vardır.
Zamanla kendimdeki değişimi görmeye başladım.
Eskiden daha keskin olan taraflarımın yerini esneklik, denge ve daha fazla huzur aldı.
Her şeyi bilmek, çözmek ve kontrol etmek zorunda olmadığımı öğrendim.
Ve belki de benim için bu yolculuğun en kıymetli taraflarından biri;
“En iyi ben bilirim” dediğim yerden, “En iyisini Allah bilir” diyebildiğim yere gelebilmek oldu.
Bunu yalnızca zihnimle bilmekten söz etmiyorum.
Kalbimle de kabul edebilmekten söz ediyorum.
Ben buna kalbimle zihnimin aynı hizada olması diyorum.
AİLE OLMAK, BANA İÇİMDE BAŞKA MELEK’LER OLDUĞUNU ÖĞRETTİ
Hayat bana yalnızca kendimle ilgili şeyler öğretmedi.
Eş olmak, üç çocuk annesi olmak ve aile içinde yaşadığım her deneyim beni büyütmeye devam etti.
Anne olan, eş olan, mücadele eden, yorulan, öğrenen, bazen yanılan ve yeniden başlayan yönlerimi tanıdım.
Aile olmak, bazen kendimde göremediğim taraflarımı bana gösterdi.
Çocuklarım bana yalnızca anneliği değil, kendime başka bir yerden bakmayı da öğretti.
Bugün “yuva” dediğimde yalnızca dört duvarı düşünmüyorum.
Yuva; kendimizle, eşimizle, çocuklarımızla ve sevdiklerimizle kurduğumuz ilişkilerin hayat bulduğu yer.
Ve zaman içerisinde şunu daha iyi anladım:
Mutlu bir yuva istiyorsak, belki de önce kendi içimizde nasıl bir yuva kurduğumuza bakmamız gerekiyor.
Çünkü kendimizle kurduğumuz ilişki; eşimizle, çocuklarımızla, ailemizle ve hayatla kurduğumuz ilişkiye de yansıyor.
MELEK NAR NEDEN VAR?
Melek Nar, insanlara nasıl yaşamaları gerektiğini söylediğim bir yer değil.
Burada kimseye hazır cevaplar vermek, onun adına doğruyu belirlemek ya da hayatını nasıl yaşaması gerektiğini anlatmak istemiyorum.
Burası; birlikte doğru soruları sorabildiğimiz, insanın kendisini, seçimlerini, ilişkilerini ve Allah’la bağını daha yakından görebildiği bir alan.
Kendi yolculuğum boyunca aldığım eğitimler, öğrendiğim farklı çalışma teknikleri, edindiğim deneyimler ve hayatın bana öğrettikleri bugün yaptığım çalışmaların temelini oluşturuyor.
Ancak insanı tek bir yöntem ya da teknik üzerinden ele almıyorum.
Ç ünkü her insanın hikâyesinin, ihtiyacının ve yolculuğunun kendine özgü olduğuna inanıyorum.
Bireysel çalışmalarımda amacım karşımda oturan insana ne yapması gerektiğini söylemek değil.
Yaşadığı konunun ardında neler olduğunu birlikte görebilmek; kendisiyle, ilişkileriyle ve hayatıyla ilgili düşünce ve inanç kalıplarını fark etmesine ve değiştirebileceği alanları görebilmesine eşlik etmek.
Çünkü bazen hayatımızdaki herkesi ve her şeyi değiştirmeye çalışırken gözden kaçırdığımız bir yer oluyor:
Kendimiz.
Bir başkasının ne yapacağını belirleyemeyebiliriz.
Hayatı her zaman istediğimiz gibi yönetemeyebiliriz.
Ama kendimize bakabilir, kendi seçimlerimizi fark edebilir ve kendi hamlemizi değiştirebiliriz.
Benim için değişim tam da burada başlıyor.
Melek Nar da bu yüzden var.
Kendini biraz daha yakından tanıyabileceğin, kendi cevaplarına yaklaşabileceğin, değiştirebileceğin alanları fark edebileceğin ve Allah’la bağını güçlendirirken kendi anahtarını yeniden eline alabileceğin bir alan açmak için...
Çünkü benim yolculuğum da tam olarak böyle başladı.
Bir sorunu çözmeye çalışırken kendimle karşılaştım.
Ve bugün geriye dönüp baktığımda söyleyebileceğim en sade şey şu:
Hayatımı değiştirdi mi bilmiyorum.
Ama beni değiştirdi.
